Skip to content
 

Serdar Öztop

Mart 25, 2009 tarafından blues

Serdar Öztop’un ağzından : “1970 yılında İstanbul’da doğdum. Sırasıyla bitirdiğim okullar; Fatih Gazi İlkokulu, F.M.V.Ö. Işık Lisesi Orta Bölümü, İstanbul Atatürk Fen Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Meslek Yüksekokulu, Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği. Müziğe ilkokulda mandolin çalarak başladım. Lise yıllarında gitarla tanışmamla beraber, ciddi anlamdaki ilk müzik çalışmalarıma başlamış oldum. Okul grubuyla beraber çeşitli konserler verdik ve Milliyet Liselerarası Müzik Yarışmalarına katıldık. Üniversite yıllarında kurduğum ilk grubum Exon ile rock tarzındaki İngilizce sözlü bestelerimi seslendirmeye başlayarak, grubumla çeşitli illerde konserler verdim. Gülhane yarışmalarında iki dalda birincilik alan grubumuz, karışık bir kasette bir parçasını seslendirme şansını yakaladı. Daha sonra kurduğum Funk-Rock grubu BlueLine başarılı konserlerin ardından, elemanlarının askere ve yurtdışına gitmeleri nedeniyle dağıldı.

B.Ü. Elektronik M.Y.O.’dan mezun olduktan sonra, Stüdyo Spectrum’da tonmaisterlik yapmaya başladım. Burada stüdyo teknikleri konusunda kendimi geliştirme fırsatını bularak, çeşitli albümlerin yapımında görev almaya başladım. Bunun ilk örneklerinden biri, Murat Köseoğlu’nun “Yine Yağmurlar Yağıyor Duygularıma” adlı albümüdür. Bu sırada Türkçe sözlü rock grubu Kesmeşeker’e katıldım ve grubun “Aşk ve Para” albümünün kayıtlarını Boğaziçi Üniversitesi Ses Kayıt Stüdyosu’nda gerçekleştirdik. Albümden sonra gruptan ayrılarak uzun süre barlarda müzik yapacağım Indians grubunu kurdum. Devam etmekte olan stüdyo çalışmalarımı, bir ev stüdyosu kurarak, aranjör-prodüktör olarak sürdürmeye başladım. Bunun ilk ürünleri, Tanju Aşanel’in “Yolculuk” albümü ve Kaynak’ın “Carpe Diem” albümüdür. Bu sıralarda tanıştığım Haluk Levent’in iki albümüne gitarist olarak katıldıktan sonra, içinde kendi bestelerimin de bulunduğu “Arkadaş”, “Mektup” ve “www.leyla.com” albümlerinin yapımını üstlendim. Bununla beraber Teoman, Murat Evgin, Rojin, Kutsal gibi sanatçıların albümlerinde de çalıştım.

2002 yılı Haziran’ında Türkiye’nin ilk enstrümantal rock albümü olan ilk solo albümüm Sükut’u çıkarttım. Kısa bir sure sonra da tanınmış rock grubu Bulutsuzluk Özlemi’ne katıldım. 2003 Ağustos’unda ünlü gitar sitesi www.guitar9.com da undiscovered artist seçildim ve Sükut albümüm pek çok dünya ülkesinde ilgi gördü. Aynı yıl Bulutsuzluk Özlemi ile senfoni orkestrası eşliğinde açıkhava tiyatrosunda verdiğimiz konserin kayıtları Bulutsuzluk Senfoni adıyla piyasaya sürülürken, Bora Uslusoy ve Quartet Muartet’in albümlerini şirketim Öztop Müzik’ten yayımlayarak prodüktörlük çalışmalarıma ağırlık vermeye başladım. 2004 yılını çeşitli konser ve stüdyo çalışmaları ile geçirdikten sonra 2005 yılı başında 2. albümümü kaydetmek ve solo projelerime ağırlık vermek üzere Bulutsuzluk Özlemi’nden ayrıldım.

Kayıtları tamamlanmış olan 2. albümüm Mutluluğun Gözyaşları nı 2005 Eylül’ünde çıkartarak ülkemizde ve dünyada dinleyicilerle buluşmayı amaçlamaktayım.”

Video: 

Your browser is not able to display this multimedia content.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Bu soru, otomatik spam yorum gönderilerini engellemek için oluşturulmuştur.
Image CAPTCHA
Resimde gördüklerinizi, yukarıdaki kutuya giriniz.

Kullanıcı girişi

Yeni Biyografiler

Vega, şu anda Türkiye'de alternatif rock yapan grupların en eskilerindendir. Grup adını, Vega yıldızından almıştır. 1996 yılında İTÜ Elektronik Mühendisliği mezunu olan Tuğrul Akyüz, Mimar Sinan Üniversitesi mezunu Deniz Akyüz (Özbey) ve yine İTÜ...

Kargo grubu eski, maSKott grubunun yeni solisti. Asıl adı Orçun Koray Candemir'dir.. 7 Ağustos 1975 yılında İstanbul'da doğdu. Müzik ile tanışması abisi Durul Candemir sayesinde olmuştur. Lise de kurduğu grubu ile Milliyet Liseler Arası müzik...

Fazıl Say bu kitabında aslında bir nevi Türk insanının klasik müzikle imtihanını anlatmış. Kitabın kapak yazısı durumu anlatıyor aslında:

"Metin Altıok, Madımak ateşe verildiğinde yaşamını kaybeden aydınlarımızdan ve edebiyatımızın büyük şairlerindendir. İnsanın iç dünyasındaki sarsıntıları okuruna olanca açıklığı ile yansıtabilen bu ustanın şiirleri, Fazıl Say gibi bir müzik...

Hang, 2000 yılında 2 İsviçrelinin uzun araştırmalar sonucunda ürettikleri vurmalı bir enstrüman, perküsyon.

Hang, kucağa yerleştirilerek, parmaklar ve avuç yardımı ile çalınıyor. Seri üretimi olmayan enstrüman, kişisel istek üzerine...

Yan yana yapıştırılmış yaklaşık 20 tane düdükten oluşan Pan Flüt, tahta, bambu, taş ve metal gibi gereçlerden yapılmıştır. Pan flütün delikleri yoktur ve bu düdüklerin her biri farklı sesleri meydana getirir. Eski çağlardan beri kullanılmakta...