Skip to content
 

Murat Yılmazyıldırım

Mart 25, 2009 tarafından blues

1964 İstanbul doğumlu olan Murat Yılmazyıldırım, liseden sonra Kadıköy Devlet Konservatuarı Kontrbas Bölümü’ne girdi. Ancak oralardaki müziğin sıradanlığından sıkılarak okulu bıraktı. 1993 yılında Murat Çelik ile birlikte Düş Sokağı Sakinleri grubunu kurdu. Düş Sokağı Sakinleri olarak 3 albüme imza attı. Türkiye’nin pek çok yerinde 500′e yakın konser vererek belki de bir çok grup ve sanatçının ulaşamadığı başarıyı elde etti. Düş Sokağı Sakinleri dağıldıktan sonra müzikal yolculuğuna yalnız başına devam etme kararı aldı. Bugüne kadar 1000′in üzerinde söz yazıp, beste yapan ve 9 albüme imza atan Murat Yılmazyıldırım, gerek müzik tarzıyla gerekse hayat felsefesiyle hem hayranlarına hem de müzisyenlere yeni ufuklar açtı, bir çok gence yaşamsal esin kaynağı ve model oldu…” Düşsel bir dünyanın kapısından içeri girdiğimde 9.5.1964 tarihini gösteriyordu zaman. Ve dünya üzerindeki yolculuğum beni sevinçleri ve hüzünleri birbirine karışmış bu coğrafyada müzik denen sadık dostumla tanıştırdı.

Beni çoğunuz Düş Sokağı Sakinleri’nden tanır. Kiminizde solo olarak yaptığım albümlerden.
Sırasıyla şimdiye kadar çıkan albümler:

Düş Sokağı Sakinleri:
Düş Sokağı 1993 - Eylül (Piccatura)
Yaşadıkça 1997 - Şubat (EMI) -
Üç 1999 - Kasım (EMI)

Solo albümler :
Aşk-ı Alem -1996 (Naz) (Bu albüm henüz çıkmadı.)
Yelkenin Gözyaşları - 1998 Ocak, Ada
Kırık Yelken - 2000, Ada
Cennet - Şubat, EMI Kent - 2002
Büyü - Ekim, EMI Kent - 2003
Kara Aşka Beyaz Göndermeler - Ağustos, EMI Kent 2004
Göz Yaşı Ağacı Seni Çağırıyor - EMI Kent 2005

ve de şu günlerde yeni albümü “0 derecede aşk başkadır” çıktı.

Birde henüz basıma girmeyen, yurtdışı için otantik tarzda hazırladığım 8′li albüm serim var.
Ayrıca Kent Ozanları adı altında çıkarılan karma albüme çeşitli sanatçılarla birlikte ben de kendime aitolan bir parçayla konuk oldum.
Okullu yıllarım beni Beyazıt İlkokulundan Bakırköy Yavuz evler İlkokuluna, oradan Bakırköy Şekerevler Ortaokuluna oradan da Bakırköy Lisesine en son olarak da Kadıköy Devlet Konservatuarı Kontrbas Bölümüne kadar sürükledi. Kafamın içinde beni düşsel bir zamanın sürrealist uzantıları arasına katıp duran düşünceler denizinde yüzüyor olmam, en sonokuduğum okulu bana yarıda bıraktırdı. Ben de böylece alaylılar arasına katılmış oldum.
İlk olarak 1981 yılında klasik gitarla akademik anlamda tanışma fırsatı buldum. Ve sonrası kendimi onunla keşfetme yollarıyla geçti. Bu yollar üzerinde farklı enstrümanlarla haşır neşir olmak, duyumlar ve onları albümlerinde kullanma şansı yaratmak bakımından çok yararlı oldu. Beni kendimle tanıştırdı.
Düşler bedenime giydirdiğim en güzel giysim oldu. Onu istediğim gibi nakışladım. Ortaya çıkardığım sözcüklerin ve melodilerin bedeniyle sevişmeyi olgunlaşma sürecindeki en tatlı meyve gibi gördüm…”

Ayrıca 2003 Yılında “Serbest Vezin Sembolik Şizofreni” isimli Roman kitabi yayınladı…

Murat Yılmazyıldırım FAN Kitlesi

Video: 

Yorumlar

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Bu soru, otomatik spam yorum gönderilerini engellemek için oluşturulmuştur.
Image CAPTCHA
Resimde gördüklerinizi, yukarıdaki kutuya giriniz.

Kullanıcı girişi

Yeni Biyografiler

Vega, şu anda Türkiye'de alternatif rock yapan grupların en eskilerindendir. Grup adını, Vega yıldızından almıştır. 1996 yılında İTÜ Elektronik Mühendisliği mezunu olan Tuğrul Akyüz, Mimar Sinan Üniversitesi mezunu Deniz Akyüz (Özbey) ve yine İTÜ...

Kargo grubu eski, maSKott grubunun yeni solisti. Asıl adı Orçun Koray Candemir'dir.. 7 Ağustos 1975 yılında İstanbul'da doğdu. Müzik ile tanışması abisi Durul Candemir sayesinde olmuştur. Lise de kurduğu grubu ile Milliyet Liseler Arası müzik...

Fazıl Say bu kitabında aslında bir nevi Türk insanının klasik müzikle imtihanını anlatmış. Kitabın kapak yazısı durumu anlatıyor aslında:

"Metin Altıok, Madımak ateşe verildiğinde yaşamını kaybeden aydınlarımızdan ve edebiyatımızın büyük şairlerindendir. İnsanın iç dünyasındaki sarsıntıları okuruna olanca açıklığı ile yansıtabilen bu ustanın şiirleri, Fazıl Say gibi bir müzik...

Hang, 2000 yılında 2 İsviçrelinin uzun araştırmalar sonucunda ürettikleri vurmalı bir enstrüman, perküsyon.

Hang, kucağa yerleştirilerek, parmaklar ve avuç yardımı ile çalınıyor. Seri üretimi olmayan enstrüman, kişisel istek üzerine...

Yan yana yapıştırılmış yaklaşık 20 tane düdükten oluşan Pan Flüt, tahta, bambu, taş ve metal gibi gereçlerden yapılmıştır. Pan flütün delikleri yoktur ve bu düdüklerin her biri farklı sesleri meydana getirir. Eski çağlardan beri kullanılmakta...